Anasayfa > Edebiyat > Baykuşun Alacavakitleri Önsöz

Baykuşun Alacavakitleri Önsöz

Bu uzun öykü hakkında kısaca bilgi vermem gerekirse Kafka’nın kurgularındaki sosyal-gerçeklik üstü bir atmosfer yaratmaya çalıştım diyebilirim. Yani düşlere ve dolayısıyla bilinçaltına dayanan sosyal-gerçeklik üstü bir dünya kurgulamaya çalıştım. Fakat bunu yaparken Kafka’dan farklı olarak kafkaesk dünyada süreklilik arz eden zaman ve mekanda düşsel bir muğlaklığı vurgulamaya özellikle önem verdim. Bu yüzden de bilinçli olarak zaman-mekan düzlemindeki yapıyı bozmak için zamanda ani kopukluklar; geri dönüşler; hız değişiklikler ve mekanda ise ani ya da yavaş dönüşümlere yer verdim. Çünkü anlatının merkezinde yer alan Baykuş tıpkı bir düşte olduğu gibi başlangıcı belirsiz bir biçimde ‘gerçeklik’ten kendi düş dünyasına geçiş yapmaktadır ve gerçeklikle bilinçaltının bu yer değiştirişinden sonra insanın gerçekle bağını sağlayan zaman-mekan algısındaki mantığında yıkılması gerekiyordu. Bu anlatının fikri altyapısı Kafka, Edgar Allan Poe gibi düşlerle bilinçaltına inen anlatılar kurgulayan üstadların yanı sıra Guattari’nin Kafka’nın Altmışbeş Düşü de tetikleyici rol oynamıştır. Guattari bu kitabında Kafka’nın biraz ikircikli bir biçimde de olsa düşlerin bilinçaltıyla ilgisini kabul ettiğini ve özellikle mektuplarından anlaşıldığı kadarıyla hem kendisinin hem de başkalarının düşleriyle yakından ilgilendiğini belirtir. Kafka’nın anlatılarında bu düşler genelde (Dönüşüm’ü bunun haricinde tutmak gerek) gerçeklik içinde yer yer motifler olarak ifşa olur. Ben kendi anlatımda onları bir motif olarak kullanmayıp bizzat ‘gerçeklik’le ters yüz etmeye giriştim. Ayrıca Dönüşüm’den farklı olarak bir tek ‘kabus’un açılımını değil peş peşe gelen düşler olarak kurgulanmış bir sosyal-gerçek üstü bilinçaltı dünyası yaratmaya çalıştım.  Bu anlatı belli açılardan Hasan Ali Toptaş’ın romanlarındaki zamansal-mekansal muğlaklığa yakın durmaktadır; fakat ondan farklı olarak bu anlatıda bu muğlaklık daha keskin ve kırılma derecesinde barizdir. Bunun dışında Hasan Ali Toptaş’ın anlatılarından farklı olarak bütün olay örgüsü tek bir karakterin çevresinde dönmektedir ki bu durum metnin bir romandan ziyade uzun bir öykü olmasından kaynaklanmaktadır.

Barış K.

İlişkili Yazılar

Kargakara

1978 Ankara doğumlu, felsefe mezunu, öğretmenlik yapan başarısız bir yazar.
Kendi blogumda da meraklısına bir şeyler paylaşıyorum.

http://bariskahraman78.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: