Anasayfa > Edebiyat > Günlükler (Kabuslar 2)

Günlükler (Kabuslar 2)

Çoğu gece kabus görüyorum ve kabusun sonu bir kısır döngüye dönüşüp kabustaki kısa bir süreç birbirini tekrar edip durmaya başlıyor; böylece rüyadaki o gerçeklik hissi kayboluyor gecenin bir yarısı uyanıyorum. Uyandığım kabusu unutmamak için defterime not etmek istiyorum. Çünkü bu kabusları günlük hayattan çok daha estetik ve imgesel olduğu için seviyorum. Onlar belki de bilincime çıkamayan ve biliçaltımda keşfedilmeyi bekleyen sembolik ve önemli bilgi ya da hisler gibi geliyor bana. Uyandığımda aklımda kalan kabus kırıntılarını hatırlayabilmek için ipucu olsun diye anahtar kelimelerle not ediyorum; fakat sonradan bu kelimeler bana hiçbir şey hatırlatmayabiliyor.

Geçenlerde yine uyanınca birkaç kelime not etmişim. İki kelimeyi okuyamadım bile. Diğerlerinden biri bir adres: 38/1 ev. Sonrakiler sırasıyla ‘ağlamak’ ve ‘Cem’ (yakın bir dostumun adı). Sonuç olarak bu kelimeler bana rüyayı hatırlatmaya yetmedi.

Geçen hafta MEB’in kitap inceleme çalıştayında profesör bir psikologla tanıştım. Belki önceden bildiğim bir şeydi ama ondan duyunca en azından aklıma kazındı; şuna benzer bir şey söyledi: Rüyalarda ön lobların baskısı ortadan kalktığı için bütün mantık kuralları da ortadan kalkar; zaman ve mekan kategorileri bozulur. Örneğin babanız oğlunuz olur; zamanlar iç içe geçer (belki hepsi şimdide kavuşur), mekanlar gerçekdışılaşır; hiç nedensiz değişiverir vs. Sonuçta rüyaların tam da şiirsel yaşantılar olduğunu düşündüm ki şiir bana kalırsa mantıklı, ‘doğru’ düşünmenin ulaşamadığı bir gerçekliğe ulaşabilmenin de yoludur. O halde rüyalar ya da kabuslar şiir için önemli bir hammadde sunuyor.

6. 12. 2015

İlişkili Yazılar

Kargakara
1978 Ankara doğumlu, felsefe mezunu, öğretmenlik yapan başarısız bir yazar. Kendi blogumda da meraklısına bir şeyler paylaşıyorum.
http://bariskahraman78.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: