Anasayfa > Edebiyat > Herkesin Alıp Gittiği, A. Barış Ağır

Herkesin Alıp Gittiği, A. Barış Ağır

 

“yalnızlıklar

 

Ben ne yalnızlıklar çektim sana varıncaya

otobanlar otobanlar

(…)

 

(…)

ne yalnızlıklar çektim

kimse bakmadı yüzüme

 

(…)

Başkalarının şiirleriyle yaşadım

(…)”

 

Herkesin Alıp Gittiği, A. Barış Ağır, Varlık Yay., İstanbul, 2009, s. 11

 

“(…)

 

allegra aşkın tınısı

yatağım benim… kalbime kalbime vur”

 

agy s. 13

 

“öpsem seni

 

yanımda olsan upuzun öpsem seni

bütün bahçeler dolunca ilkyazlarla

kollarıma bıraksan kendini

en güzel yerinden öpsem seni

 

şehirden geçtiğimizde ikimiz

ellerini tutsam

köprüler boyunca koşsak

hiç durmadan

her otobüs durağında öpsem seni

 

yanımda olsan çocuklar gibi sevinsem

ağzın ağaçlara benzese

ağzından meyveler yesem

 

kırık bir dal ucu

düşünce toprağa

bembeyaz rüzgarlar gibi

en amansız kalbinden öpsem seni

 

saatler engel değil buluşmamıza

uzat dudaklarını

karanlığın dans ettiği vakitte

diriltsem seni

boynundaki çizgiler cennetim olsa

suyundan toprağından upuzun öpsem seni”

 

agy s. 17

 

“yoldan gelmiştim

 

yoldan gelmiştim

kim bilir hangi yoldan

zulamdaki her aşkı

öldürerek gelmiştim

 

(…)

bütün bir ömrümü

hüzünle geçirmiştim

 

zaman geçmek bilmedi

kederliydim galiba

bütün mola yerlerinde

ben hep sızı görmüştüm

(…)

 

yoldan gelmiştim

kim bilir hangi yoldan

arabesk şarkılar dinlemiştim

(…)”

 

Agy s. 18

 

“öldüm

 

ve bir gece içinde bilmeden öldüm

melih cevdet anday

 

ben öldüm, yağmur kokarken bahçeler

yaşanacak nice an

yazılacak nice şiirler varken

öldüm. (…)”

 

agy s. 19

 

“(…)

Yağmur birden yağınca bir şiiri bitirdim

(…)

Bilmediğim bir akşamın yanına gittim”

 

Agy s. 25

 

“(…)

 

insan sevmez bazen

yaşamın yoksunluğunu

düşer elden kağıt kalem

sonra güzelliğin çizgilerinden silinip gitmek

ah bir kez daha burada

göğün aralığında

dünya gözüyle yorgunluktan üşümek

 

(…)”

 

Agy s. 33

 

“(…)

aşksız ve silahsız

yaşayamaz insan dedi birisi

(…)

 

Aşk imiş yakarmış doğurduğunu”

 

Agy s. 34

 

“(…)

yaşamak denilen şu çılgın eğlence

kuruntulu çiçekler değil midir

balkonlara doğrulan sabah vakitleri

 

(…)”

 

Agy s. 35

 

“(…)

 

yaşam ne kadar kısa

ne kadar uzun

(…)”

 

Agy s. 40

İlişkili Yazılar

Kargakara
1978 Ankara doğumlu, felsefe mezunu, öğretmenlik yapan başarısız bir yazar. Kendi blogumda da meraklısına bir şeyler paylaşıyorum.
http://bariskahraman78.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: