Anasayfa > Edebiyat > Okunması Gereken 10 Kitap NO#3 Küçük Ağacın Eğitimi…

Okunması Gereken 10 Kitap NO#3 Küçük Ağacın Eğitimi…

Geçtiğimiz haftalarda “3” ve “16” sayısıyla ilgili ilginç sayılabilecek bir olay yaşadım. Ben hayatta her şeyin bir anlamı olduğuna inanırım, buna sayılar da dahil. Bu nedenle geç de olsa 3 ve 16 sayısının anlamını araştırdım. Söylenene göre ikisinin ortak anlamı denge, birlik, bütünlük imiş…

Neden bu hikayeden bahsettiğime gelince, henüz sayıların anlamının farkında olmadığım zamanlarda, küçük sayılabileceğim bir yaşta okuduğum bu romanı tekrardan anımsamıştım. Bir çocuk kitabı olan “Küçük Ağacın Eğitimi” romanında yazar Forrest Carter’in özellikle değindiği konularda yine aynıydı: birlik, beraberlik ve bütünlük…

Küçük Ağaç 8 yaşında bir çocukken bir yıl aralıklarla annesini ve bir kızılderili olan babasını kaybeder. Ebeveynlerinin ölümünden sonra Jericho Maden Ocağı’nda teyzesi ile yaşamaya başlar… Bu durum çok sürmeden büyükbabası ve büyükannesi Küçük Ağaç’ı yanlarına alır ve dağlarda yaşamaya başlarlar.

Hikaye burada başlıyor. Dağlarda okul yoktur, fakat Küçük Ağaç eğitilmelidir. Bu görevi büyükannesi ve büyükbabası kendi tecrübelerini ona öğretmeyi deneyerek üstleneceklerdir. Küçük Ağaç bizlerle büyükannesinin ona öğrettiklerinden ilk olarak şunu paylaşmaktadır:

“İyi bir şeye rastladığında yapılacak ilk şeyin, her kimi bulabilirsen, onunla paylaşmak olsun. Bu şekilde iyi olan yayılır ve nereye varacağı bilinmez.”

Küçük Ağaç meraklı bir çocuktur. 8 yaşına kadar Çeroki kültürüyle yetişmemiştir. Ancak, öğrenmek ve onlar gibi olmak için her şeye dikkat kesilir… Elbette bu durumda sevginin, iyiliğin, içtenliğin etkisi çok büyüktür. Fakat Küçük Çerokiyi heyecanlandıran şey bunlar değildir. Henüz büyükannesini ve büyükbabasını yeni tanıyan Küçük Ağaç’a geldiği ilk günün sabahında seçme hakkı verilir. Gün doğmadan mısır tarlasına gidilecektir ve isterse o da katılabilir. Daha sonra Küçük Ağaç’a Çerokilerin tarihi anlatılırken özellikle vurgulanıyor: Çerokiler zorla hükmetmezler! Yürürler. Giderler…

Küçük Ağaç daha ilk günden bu dağlardaki her şeyin sevgiyle yapıldığının farkındadır. Büyükannesi ona kelimeler öğretir, büyükbabası ise kaçak viski yapımını. Kitap, sizlere hüznü ve mutluluğu aynı anda yaşatmaktadır. Bunlardan en eğlenceli olanlar ise Küçük Ağaç’ın büyükbaba ile birlikte geçirdiği anlardır. Gizli bir anlaşmaları vardır, bazı kelimeler kesinlikle büyükannenin yanında kullanılmayacaktır. Bu kelimelerin telaffuzunu Küçük Ağaç bilir, ancak gelin görün ki anlamlarından bihaberdir. Hatta bazılarının iyi bir şey olduğunu dahi düşünmektedir. Küçük Ağaç’ın masumiyeti o kadar içtendir ki, yüzünüz gülerken gözleriniz dolar…

Küçük Ağaç’ın öğrendiği en önemli şeylerden biri de “politikacılar”dır. Büyükbaba politikacıların nasıl yalan söylediklerini, yasa dedikleri şeyin aslında ne olduğunu ve onların karşısında her zaman kendi fikirlerine sahip çıkması gerektiğini öğretir torununa. Küçük melez Çeroki, 8 yaşında büyük bir olgunluğa erişir…

Saatlerce bahsedebileceğim, sayfalarca yazmak istediğim bu sonunda hüzünler olan kitap her hatırasıyla hayatımın bütününe hitap etmektedir. Büyükannenin öğüdünü dinleyen Küçük Ağaç, muhteşem bir anlatımla bizlerle hayatının en iyi şeyini paylaşmıştır. Bende tıpkı Forrest Carter gibi büyükannenin öğüdünü dinleyerek bu muhteşem romanı ve hatıralarımı sizlerle paylaşıyorum…

Öyle bir kitap ki, keyifli değil, sevgiyle okunmayı hak ediyor…

İlişkili Yazılar

bamboo
Nihilist. Kimya mühendisliğini bitirip, oyunculukta keşif edilmiş olsa da biyografisini doldurmamaya ısrarcı birisi..
http://gumusdis.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: