Anasayfa > Kargakara > “Allah Tanrının Belasını Versin!” Necip Fazıl Kısakürek

“Allah Tanrının Belasını Versin!” Necip Fazıl Kısakürek

Uzun yıllardır toplumumuzda malum bir cenahın ‘Tanrı’ kelimesine karşı geliştirdiği düşmanlık dolu hassasiyet bana hep ilginç ve aptalca gelmiştir.

Hikayeye göre Necip Fazıl Kısakürek’e “Üstad, kimileri Allah diyor, kimileri de tanrı. Bu iki isim arasında nasıl bir fark vardır, siz hangisinin kullanılmasını daha uygun görürsünüz?” diye sorulmuş ve Kısakürek de “Allah tanrının belasını versin!” demiş.

Bu hikayede öncelikle şaire sorulan sorunun aptalca olduğunu söylemek gerekir. Çünkü tanrı ve Allah kelimeleri eş anlamlı değildir. Bu aptalca soruya şairin verdiği söylenen cevap ise şairanedir. Ne var ki bizde malum cenah şairanelikle mantıklılık arasındaki o büyük farkı göremediğinden derhal üstadlarının bu sözüne sahip çıkmış ve ihtimaldir ki böylece ‘Tanrı’ kavramına karşı saplantılı bir hassasiyet geliştirilmiştir.

En nihayetinde bugün ‘Tanrı’ kelimesi kullanıldı mı bazı ‘hassas’ zatlar hemen işkillenir ve hatta bazen bu kelimeyi kullananı uyarmaya girişirler. Bundan bahsediyorum çünkü bu felsefe derslerinde sıkça karşıma çıkan bir durum. Öğrencileri geçtim kelli felli felsefe öğretmenlerinin bile aynı sığ tavrı karşısında dumura uğramışlığım da vardır.

Sonuçta bence bu iki kelimenin cidden kısaca açıklığa kavuşturulması gerek. İmdi ‘tanrı’ kelimesi biliyoruz ki Öztürkçe bir kelimedir. Kök Tengri’den gelir ve zamanla bu etimolojik kökeninden uzaklaşarak belki bir iki din dışındaki her dinde yer alan ‘üstün, yüce ve tapınılan varlık/varlıklar’ anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Yani kısacası literatürde ‘tanrı’ kelimesi kimi zaman ‘Allah’a gönderme yapmak için kullanılsa da kesinlikle Allah’la eş anlamlı olarak kullanılmaz. İkincileyin dilimizde ‘tanrı’ kelimesinin eş anlamlısı olan ve nispeten daha az kullanılan bir kelime daha mevcuttur: ‘ilah’. Bilindiği gibi ‘ilah’ Arapça menşeli bir kelimedir. Bu kelime Kur’an’da da geçmektedir. Yani ‘tanrı’ kelimesinden hoşlanmayan arkadaşlar isterlerse ‘ilah’ kelimesini aynı anlamda kullanabilirler. Ne var ki dilimizde ‘ilah’ kelimesi ‘tanrı’ kelimesi kadar çok kullanılmadığı gibi iki kelime arasında yazılı olmayan, söylenmemiş müphem bir fark vardır. Bu durumu açıklamanın belki de en iyi yolu bu kelimeleri içeren kalıplaşmış iki sözcük öbeği vermektir: ‘Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş’, ‘Baltalı İlah Zagor’. Bundan dolayı şahsen ben ‘ilah’ yerine ‘tanrı’ kelimesini yeğlerim. Ama bu sık kullanımlardan doğmuş nüans farkını bir yana bırakırsak dediğim gibi iki kelime bir biçimde eş anlamlıdır.

Sadede gelirsek İslama göre zaten tek bir Tanrı olduğunu ve O’nun da Allah olduğunu ve dolayısıyla ‘tanrı/ilah’ kelimelerinin yerine Allah kelimesinin kullanılması gerektiğini savunan arkadaşlara söylenebilecek tek söz şudur: Siz ne kadar hassas olursanız olun ve ne kadar bu tavrınızla kendinizce daha ‘Müslüman’ olduğunuzu düşünürseniz düşünün dilin bu kelimeye; felsefenin de bu kavrama KESİNLİKLE ihtiyacı vardır. Hatta bu tavrınızın sebebini açıklarken bile ‘tanrı’ kavramını kullanmak ZORUNDASINIZDIR! Üstüne üstük tanrı kavramını ve kelimesini literatürden çıkarmak İslami olarak da DOĞRU DEĞİLDİR! Çünkü bizzat bu kelime ve kavram bizzat KUR’AN’da da geçmektedir!

Meseleyi daha da netleştirmek ve açığa kavuşturmak için bu arkadaşların sonucunu düşünmeden önerdikleri ‘tanrı/ilah’ kelime ve kavramlarının Türkçe’den ‘kovulması’ ve ‘kullanılmaması’ durumunda ortaya çıkacak sonucun ne olacağına bakmak faydalı olacaktır. ‘Tanrı’ kavramını Türkçe’den çıkarırsanız Kelime-i Şehadet’in mealini bile YAPAMAZSINIZ!

“Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü”

“Ben şehadet ederim ki, Allah”tan başka ilah yoktur.”

Bunu da geçelim ‘tanrı’ kelimesini kullanmadan din felsefesindeki çoktanrıcılık, tektanrıcılık, tümtanrıcılık kavramlarını ne çevirebilir ne de açıklayabilirsiniz.

Bunu da geçelim yabancı dillerde bu anlama gelen kelimeleri ‘Allah’ diye çevirirseniz çoğu durumda İslam’ın Allah inancına apaçık aykırı söylemler üretmek zorunda kalırsınız.

Bunu da geçelim başka din mensuplarıyla iletişim kurarken mesela ‘Sizin Tanrı inancınızı açıklar mısın?’ diye sormaya kalktığınızda çok abes durumlara düşersiniz.

Aslına bakarsanız her nedense bazılarının anlamamakta ısrar ettiği bu ‘tanrı’ kelimesi ve kavramı sorununun çözümü bu kadar açık ve nettir. Bu yüzden en başta da dediğim gibi “Uzun yıllardır toplumumuzda malum bir cenahın ‘Tanrı’ kelimesine karşı geliştirdiği düşmanlık dolu hassasiyet bana hep ilginç ve aptalca gelmiştir.”

Barış K.

İlişkili Yazılar

Kargakara
1978 Ankara doğumlu, felsefe mezunu, öğretmenlik yapan başarısız bir yazar. Kendi blogumda da meraklısına bir şeyler paylaşıyorum.
http://bariskahraman78.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: