Anasayfa > Books / Kargakara > The Hollow Men, T. S. Eliot

The Hollow Men, T. S. Eliot

THE HOLLOW MEN

T. S. Eliot (1925)

I

We are the hollow men
We are the stuffed men
Leaning together
Headpiece filled with straw. Alas!
Our dried voices, when
We whisper together
Are quiet and meaningless
As wind in dry grass
Or rats’ feet over broken glass
In our dry cellar

Shape without form, shade without colour,
Paralysed force, gesture without motion;

Those who have crossed
With direct eyes, to death’s other Kingdom
Remember us — if at all — not as lost
Violent souls, but only
As the hollow men
The stuffed men.

İÇLERİ BOŞ ADAMLAR

T. S. Eliot

I

İçleri boş adamlarız biz
Doldurulmuş adamlarız biz
Yaslanarak bir arada
Başlıkları doldurulmuş samanla. Ne yazık ki!
Kurutulmuş seslerimiz,
Fısıldadığımızda bir arada
Sessizdir ve anlamsız
Rüzgâr gibi kuru çayırda
Ya da farelerin ayakları gibi kırık camın üzerinde
Kuru mahzenimizde

Biçim şekilsiz, gölge renksiz,
Felce uğramış güç, işaret hareketsiz;

Onlar çapraz haç çıkaran
Gözlerle doğru bakan, ölümün öteki Krallığına
Bizi hatırlayın –mümkünse hiçbir şekilde eğer- kaybolmuş
Can yakan ruhlar gibi değil, fakat yalnız olan
İçleri boş adamlar
Tıka basa doldurulmuş adamlar.

 

II

Eyes I dare not meet in dreams
In death’s dream kingdom
These do not appear:
There, the eyes are
Sunlight on a broken column
There, is a tree swinging
And voices are
In the wind’s singing
More distant and more solemn
Than a fading star.

Let me be no nearer
In death’s dream kingdom
Let me also wear
Such deliberate disguises
Rat’s coat, crowskin, crossed staves
In a field
Behaving as the wind behaves
No nearer —

Not that final meeting
In the twilight kingdom

II

Rüyada karşılaşmaya kalkışmayacağım gözler
Ölümün rüyâ krallığında
Bunlar gözükmezler:
Orada, gözler
Gün ışığıdırlar kırık bir sütun üstünde
Sallanıyor bir ağaç, orada,
Ve sesler
Şarkı söylüyorlar rüzgârda
Daha vakur ve daha uzakta
Bir yıldızdan solmakta.

İzin ver gelmeyeyim daha yakına
Ölümün rüyâ krallığında
İzin ver aynı zamanda
Böyle kılıklar giyineyim mahsus aldatmaca
Sıçanın ceketi, kargaderisi, çatılan fıçı tahtaları
Bir tarlada
Davranarak rüzgârın davrandığı gibi
Değil daha yakında –

Değil o en son toplantı
Alacakaranlık krallığında

 

III

This is the dead land
This is cactus land
Here the stone images
Are raised, here they receive
The supplication of a dead man’s hand
Under the twinkle of a fading star.

Is it like this
In death’s other kingdom
Waking alone
At the hour when we are
Trembling with tenderness
Lips that would kiss
Form prayers to broken stone.

III

Budur ölü ülke
Budur kaktüs ülke
Taş imajlar burada
Ayağa kaldırılıyorlar, burada alırlar onlar
Ölü bir adamın elinin yakarışını
Altında solan bir yıldızın yanıp sönerek.

Bunun gibimidir
Ölümün öteki krallığında
Yalnız uyanmak
Hassasiyetle
Titriyor olduğumuz saatte
Öpecek olan dudaklar
Kırık taşa dualar şekillendirirler.

 

IV

The eyes are not here
There are no eyes here
In this valley of dying stars
In this hollow valley
This broken jaw of our lost kingdoms

In this last of meeting places
We grope together
And avoid speech
Gathered on this beach of the tumid river

Sightless, unless
The eyes reappear
As the perpetual star
Multifoliate rose
Of death’s twilight kingdom
The hope only
Of empty men.

IV

Burada değiller gözler
Burada değiller gözler
Ölen yıldızların bu vadisi içinde
Bu içi boş vadinin içinde
Bu kaybolan krallıklarımızın kırılmış çenesinde

Bu en sonuncusunda toplantı yerlerinin
El yordamıyla ararız birlikte
Ve yanaşmayız konuşmaya
Üzerine toplanmış bu kabarmış nehrin sahilinin

Görmeksizin, gözükmedikçe
Gözler tekrar
Tükenmeyen yıldız gibi
Çokyapraklı gülü
Ölümün alacakaranlık krallığının
Tek ümidi
Boş adamların.

 

V

Here we go round the prickly pear
Prickly pear prickly pear
Here we go round the prickly pear
At five o’clock in the morning.
Between the idea
And the reality
Between the motion
And the act
Falls the Shadow

For Thine is the Kingdom

Between the conception
And the creation
Between the emotion
And the response
Falls the Shadow

Life is very long

Between the desire
And the spasm
Between the potency
And the existence
Between the essence
And the descent
Falls the Shadow
For Thine is the Kingdom

For Thine is
Life is
For Thine is the

This is the way the world ends
This is the way the world ends
This is the way the world ends
Not with a bang but a whimper.

V

Burada gideriz biz etrafından dikenli armudun
Dikenli armudun dikenli armudun
Burada gideriz biz etrafında dikenli armudun
Saat beşte sabahleyin.

Arasında fikrin
Ve gerçeğin
Arasında hareket halinde olmanın
Ve hareket etmenin
Düşer Gölge

Çünkü Seninkidir Krallık.

Arasında kavrayışın
Ve yaratılışın
Arasında güçlü duygunun
Ve yanıtın
Düşer Gölge

Hayat Çok uzun

Arasında arzunun
Ve spazmın
Arasında cinsel iktidarın
Ve var oluşun
Arasında özün
Ve çöküşün
Düşer Gölge
Çünkü Seninkidir Krallık.

Çünkü Seninki
Hayat tümüyle
Çünkü Seninki

İşte dünya biter bu şekilde
İşte dünya biter bu şekilde
İşte dünya biter bu şekilde
Büyük bir patlamayla değil fakat hıçkıra hıçkıra ağlayan bir iniltiyle.

Çeviren: Vehbi Taşar 16 Şubat 2007, St. Petersburg, FL

Kargakara
1978 Ankara doğumlu, felsefe mezunu, öğretmenlik yapan başarısız bir yazar. Kendi blogumda da meraklısına bir şeyler paylaşıyorum.
http://bariskahraman78.wordpress.com

2 thoughts on “The Hollow Men, T. S. Eliot

Leave a Reply to Chris N Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.